
Dikkat! İyileşmeyen Ayak Yaraları Kangrene ve Ölüme Yol Açabilir
Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Bilal Kaya, iyileşmeyen ayak yaralarının kangren ve ölüme kadar ilerleyebilecek ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtti. Diyabet, sigara kullanımı ve yüksek tansiyon gibi risk faktörlerine dikkat çekti.
Acıbadem Adana Hastanesi Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Bilal Kaya, özellikle diyabet hastaları ve sigara kullanan bireylerde sık görülen iyileşmeyen ayak yaralarının, zamanla kangren ve ölümcül sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyardı.
Periferik damar hastalığına dikkat!
Dr. Kaya, periferik damar hastalığının, kalp ve beyin dışındaki tüm atardamarları etkileyen bir hastalık olduğunu ve en yaygın sebebinin ateroskleroz (damar sertliği) olduğunu belirtti. Yürüme, koşma ve merdiven çıkma sırasında oluşan bacak ağrısının (kladikasyo) bu hastalığın en erken belirtilerinden biri olduğunu vurguladı. Ağrının zamanla istirahat sırasında bile hissedilir hale gelebileceğini ve ilerleyen evrelerde iyileşmeyen yaralar ve kangren görülebileceğini ifade etti.
"Atardamarlar esnekliğini kaybedip kalınlaşır"
Sağlıklı arterlerin esnek ve güçlü olduğunu belirten Dr. Kaya, zamanla artan basınç ve yağ birikimi nedeniyle arter duvarlarının sertleşerek kalınlaştığını ve kan akışının kesintiye uğrayabileceğini dile getirdi. Bu duruma "ateroskleroz" adı verildiğini söyleyen Dr. Kaya, hastalığın sadece kalp damarlarını değil, bacak ve kollara giden damarları da etkileyebileceğini ve felç, kalp krizi ve anevrizmalara yol açabileceğini belirtti.
Risk faktörleri ve alınması gereken önlemler
Dr. Kaya, sigara kullanımı, diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol yüksekliği, erkek olmak ve genetik faktörlerin damar sertliği için önemli risk faktörleri arasında yer aldığını belirtti. Özellikle sigaranın, engellenebilir bir risk faktörü olduğunun altını çizerek sigara içenlerin bacak damar sağlığı konusunda daha dikkatli olmaları gerektiğini vurguladı.
"Vitrin hastalığı" belirtileri
Halk arasında "vitrin hastalığı" olarak bilinen ve yürürken baldır veya kalçada ağrıya neden olan bu durumun, hastaların belli bir mesafe yürüdükten sonra durup dinlenme ihtiyacı hissetmesine yol açtığını söyleyen Dr. Kaya, bu evrede damar darlıklarının dokuların beslenmesini bozacak seviyeye geldiğini ancak yara oluşumuna neden olacak kadar ilerlemediğini ifade etti.
İlerlemiş vakalarda, bacaklardaki kan dolaşımının daha da bozulduğunu, ağrının istirahatte bile hissedildiğini ve ayakta oluşan küçük yaraların bile iyileşemeyerek hayati risk oluşturduğunu belirtti.
Tedavi yaklaşımları: Cerrahi ve anjiyografik yöntemler
Dr. Kaya, hastalığın teşhisinde BT ve MR anjiyografi gibi görüntüleme tekniklerinin kullanıldığını ve Doppler USG ile hem tanı hem de tedavi planlamasının yapılabildiğini söyledi.
Tedavide en önemli unsurun hastaya özel yaklaşım olduğunu belirten Dr. Kaya, şu tedavi yöntemlerine dikkat çekti:
- Yaşam tarzı değişiklikleri
- Düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenme
- İlaç tedavisi
- Cerrahi ve anjiyo yöntemleri
Anjiyografik tedavilerin teknolojik gelişmelerle birlikte başarı oranlarının arttığını belirten Dr. Kaya, bu yöntemlerin cerrahi operasyonlara kıyasla daha az risk taşıdığını ve ayağın kesilmeden kurtarılabilmesini sağlayabileceğini ifade etti.
Şeker hastaları ve sigara kullanan bireyler risk altında!
Diyabet hastaları ve sigara kullananların, bacak damar sağlığı konusunda düzenli kontrollerini yaptırmaları gerektiğini belirten Dr. Kaya, iyileşmeyen ayak yaralarının hayati risk oluşturabileceği konusunda uyardı.
Kaynak:

